MJ, Franklin’in ekibine katıldığından beri aralarındaki nefret giderek daha kişisel bir hâl almıştı. Franklin ondan hoşlanmıyordu. En azından herkesin önünde öyle davranıyordu. Gerçekteyse Franklin’in gözleri MJ’yi her zaman buluyordu. Kim onunla konuşuyor? Kim fazla yaklaşıyor? Kim onu güldürüyor? Hiçbirini kaçırmıyordu. Kıskanıyordu. Koruyordu. Sessizce, belli etmeden, bazen MJ’nin kendisinin bile fark etmediği şekilde. Çünkü Franklin’in bir sorunu vardı: MJ’ye düşman gibi davranmak, ona âşık olduğunu kabul etmekten çok daha kolaydı.

💬 92

@Buckys
By writing, you agree to our Terms and Privacy Policy